KEÇECİPİRİ-KAPTANPAŞA-KULAKSIZ-PİYALEPAŞA-PİRİPAŞA ve FETİHTEPE MAHALLELERİNİN (OKMEYDANI’NIN) BAKANLAR KURULUNCA RİSKLİ ALAN KAPSAMINA ALINMASI HAKKINDA BİLGİLENDİRME TOPLANTISI – 15/07/2016 – CUMA GÜNÜ – SAAT 20:00 – YER : SİMGE DÜĞÜN SALONU – TOPLANTIYA KATILAN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİZ.

Okmeydanı Bakanlar Kurulu Kararı İle 13/06/2016 Tarihinde Riskli Alan İlan Edildi

bkurulu

Okmeydanı Planlarına Neden İtiraz Ediyoruz?

– Belediye başkanımızın bilgilendirme yazılarında bu planların 100 bin kişiyi ilgilendirdiği bilgisi yer almakta iken; planlar 76.500 kişiye göre yapılmıştır. Dönüşüm müteahitler tarafından yapılacağı için, yapılacak inşaatın yarısını müteahit alsa, arsa sahiplerine kalan kısımda ancak 38.250 kişi oturabilecektir. O zaman (100 000 – 38 250) 61.750 kişi Okmeydanı’nı terk etmek zorunda kalacaktır.
– Şu anda 200 m2 lik arsası içinde 80 m2 binası olana sadece binanın tabanı olan 80 m2 ye tapu verilip 120 m2 si elinden alınmaktadır. Gerekçe olarak ta sen sadece 80 m2 yi işgal etmişsin 120 m2 lik yer senin değil denilmektedir.
– Hiç kimseye şu anda oturduğu yerde yer verilmeyecektir. Birçoğumuz başka mahallelere gönderilmekte, başka mahallelerden ise bizim mahallelerimize insanlar yerleştirilmektedir. Yani komşuluk ilişkilerimiz sosyal yaşantımız tamamen bitirilmektedir.
– 200 000 m2 alanımız 25 tane tarihi taş bahanesiyle açık hava müzesi ilan edilerek bu alanda kalan bütün binaların yıkılarak boşaltılmasına karar verilmiştir. Bu taşların çoğu bugün yerinde değildir. Ayrıca Okmeydanındaki en büyük tarihi eserleri okçular tekkesi yapılırken belediye bizzat yok etmiştir. Şu andaki minarenin de, minberin de eski minare ve minberle hiçbir ilgisi yoktur. Mezarlar ve bazı taşlar da yeni yapılan inşaatın içerisinde kalmıştır. Kaldı ki Nişantaşı’na ismini veren taşın etrafında kaç m2 boş alan vardır? Amaçları tarihe sahip çıkmak değil arsalara el koymaktır.
– Belediyemiz 2005 yılında park yapmak için 37 evi yıktı. Daha sonra bu parkımızı ve top sahamızı yıkıp Okçular Vakfına tahsis etti. Bugün halk etrafı çevrilmiş olan 18 000-20 000 m2 lik bu alana yürüyüş için bile sokulmamaktadır. Alanın en azından 8 000-10 000 m2 boş tutulmaktadır. 200 000 m2 lik alanında akibeti bu şekilde olacaktır. Yani müze bahanesi ile boşaltılarak imara açılabilir ve birilerine tahsis edilebilir.
– Planlara göre hisseli tapu dağıtılmaktadır. Verilen tapu evimizin altındaki arsanın tapusu değil, bir çok kişiyi birbirine ortak eden 10 000 – 30 000 m2 lik büyüklükte parsellerin hisseli tapusudur. Herkesin hisse miktarı belli olup hiç kimsenin arsasının yeri belli değildir. Buna rağmen belediye başkanı “ çalışmalarımız, bir gelecek planlamasıdır. Elinizde tapunuz ve projeleriniz olduktan sonra yapımına karar verdiğiniz zamana kadar evlerinizde oturacaksınız. Ne zaman ki yenilemek istersiniz o zaman hakkınızı dilediğiniz gibi tasarruf edersiniz” demektedir. Yeri belli olmayan bir kimse projesini nerede inşaata çevirecek?
– En önemlisi de “kesinlikle yıkım olmayacak. Yıkım dedikodusunu çıkaranlar alçaktır, şerefsizdir, namerttir” denilmektedir. Ancak mevcut binalar yıkılmadan yeni binaların nasıl yapılacağını söylememektedirler. Sizce eski binalar yıkılmadan yeni binalar yapılabilir mi?
– Okmeydanında bütün ara sokak ve ana caddelerin bodrum ve giriş katları imalathane ve satış mağazaları olmasına rağmen, planlarda sadece Fatih Sultan Mehmet Caddesinin sağlı sollu giriş katlarında dükkanlara yer verilmiştir. Peki 5 000 e yakın diğer dükkanlarda çalışanlar ve dükkan sahipleri nasıl geçinecekler ve borç ödeyeceklerdir? Planda buna bir çözüm gösterilmemiştir.
– Aynı şekilde kiracılar da yok kabul edilmiştir.
– Fetihtepe semt konağı altındaki toplantılarda “100 m2 lik dairenize 100 m2 daire, 100 m2 dükkanınıza 100 m2 dükkan vereceğim ve hiçbir fark almayacağım” diyen belediye başkanımız daha sonra okçular vakfındaki toplantılarda mevcut inşaatlarımızın yüzde 20 eksiğini vereceğini ve tapu için verilecek küçük bir ödeme dışında dönüşüm esnasında ilave hiçbir ücret alınmayacağını söylemektedir. Ancak yazılı hiçbir belge vermemektedir.
– Sayın belediye başkanımız bir broşüründe “ hak sahiplerinin yüzde 94.8 i semtimizde bir an önce kentsel dönüşüm yapılması talebinde bulunmuş, resmi olarak bu taleplerini belediyemize ulaştırmıştır.” Derken başka broşüründe “halkın en az yüzde 66 sı evet derse kentsel dönüşüme başlanacaktır” demektedir. Böyle hesap olur mu? Yüzde 94.8 in evet dediği dönüşümde yüzde 66 nın evet demesini beklemek ne demektir? Kendi internet sitesinde ise toplam 20.865 hak sahibinde 606 kişinin tapusu yeniden düzenlenmiş, (bunlar eski tapu sahipleridir), 4407 kişinin tapusu düzenleniyor, 10152 kişi müracaatta bulunmuş ancak para söz konusu olunca sözleşme imzalamamışlar, 5700 kişi ise hiç müracaat etmemiştir. Hem broşürlerinde, hem de sitesinde başkan, verdiği oranları yalanlamaktadır. Halk dönüşümde belediye başkanının samimiyetine inanmamakta ve müracaat etmemektedir.

Sonuç olarak; bu güne kadar İstanbul’da örnek alnınabilecek bir tek dönüşüm yoktur. Mesela Tarlabaşı, bütün arsaların tapuları olduğu halde senelerden beri dönüşüm yapılamamaktadır. Okmeydanı alanı Tarlabaşı’nın 80 misli büyüklüğündedir. Sulukule’de nasıl bir dönüşüm olduğunu hepiniz bilmektesiniz. Örnektepe mahallesindeki evlerin durumu ortadadır. Fikirtepe’yi ise tv lerde izlemişsinizdir. Fikirtepe’de arsaların tapu sorunu yok, 4 emsal imar izni veriliyor; Okmeydanında tapu sorunu var ve 2 emsal imar izni veriliyor. Bu nedenle halk olarak Okmeydınında sağlıklı bir kensel dönüşüm olacağına inanmıyoruz. Bu planlar uygulandığı taktirde çoğumuz buradan göç etmek zorunda kalacak, bu alanlar müteahhitler tarafından zenginlere hazırlanmaktadır. Açılmış olan bütün davalarda da konularının uzmanları bilirkişi profesör ve doçentler tarafından hazırlanan bilirkişi raporları da bu planların hukuka aykırı olduğu, telafisi güç zararlar doğurabileceği, planların planlama ilke ve tekniklerine uygun olmadığı kanaatine varılmış ve bu nedenle idare mahkemelerince oy birliği ile iptal edilmiş, belediyelerin bölge idare mahkemesine yapmış olduğu itirazları oy birliği ile reddedilmiş, daha sonra belediye bu davaları danıştaya götürmüştür. Davalar Danıştayda devam etmektedir.

Mevcut haklarımızı koruyan, komşuluk ilişkilerimizi bozmayan, yaşam çevrelerimizi ortadan kaldırmayan, yerleşme ve konut sorunumuzun nasıl çözüleceğine ilişkin yöntemin planda net olarak gösterilmesini istiyoruz. Haklarımızın yazılı belgelerle garanti altına alınacağı, avam projeler üzerinde herkesin yerlerinin belli edileceği, sahip olacağımız bağımsız bölümün önce tapuya tescil edileceği, sonra bu planlara uygun olarak yapılacak kentsel dönüşüm istiyoruz. Mümkün olduğu kadar herkes yerinde kalmalı, herkesin hakları yazılı belgelerle garanti altına alınmalı, taahhütlerin ne sürede yerine getirileceği, yerine getirilmediği takdirde cezai müeyyidelerinin belirtilmesini istiyoruz.
Dürüst ve adaletli bir dönüşüm olmalıdır.